BAŞLIK 2: BİRAZ DA BİŞR-İ HAFİ HAZRETLERİ
(Bir Zamanlar Sarhoştu)
Bişr-i Hâfî Hazretleri, milâdî 769 yıllarında, Horasan bölgesindeki Merv şehrinde dünyaya gelir, Varlıklı ve itibarlı bir aileye mensup olduğu nakledilir. Gençlik yıllarında dünya hayatının cazibesine kapıldığı, eğlenceye düşkün bir hayat yaşadığı anlatılır. Ancak daha sonra hayatı bütünüyle değişir ilim, ibadet, tövbe ve güzel ahlâk yoluna yönelir.
Bişr-i Hâfî Hazretleri'nin hayatındaki en meşhur menkıbe, yerde bulduğu ve üzerinde Allah'ın adının yazılı olduğu bir kâğıtla ilgilidir. Rivayete göre Bişr, bir gün yolda yürürken insanların ayakları altında kalmış, üzerinde Allah'ın adının yazılı olduğu bir kâğıt görür. Eğilip kâğıdı yerden alır. Allah'ın isminin ayaklar altında kalmasına gönlü razı olmaz.
Yanında bulunan parayla güzel kokulu bir madde satın alır. Kâğıdı temizleyip güzel kokuyla kokulandırır ve ayakaltında kalmayacak bir yere koyar. O gece rüyasında kendisine şöyle seslenildiği rivayet edilir, “Ey Bişr! Sen bizim ismimizi güzel kokuyla yücelttin. Biz de senin adını dünyada ve ahirette güzel kılacağız.”
Bu olayın ardından Bişr'in kalbinin değiştiği, tövbe ederek Allah'a yöneldiği anlatılır. Bu menkıbenin verdiği ders şudur: İnsan bazen küçücük görünen bir iyilikle büyük bir değişimin kapısını açabilir. Önemli olan, yapılan iyiliğin samimiyetidir.
Rivayetlerden birine göre ayakkabısının bağı kopunca bir ayakkabıcıdan yardım ister. Ayakkabıcının insanların kendisinden çok şey istediğini söylemesi üzerine Bişr, insanlara yük olmamayı tercih ederek ayakkabılarını çıkarır ve bir daha ayakkabı giymemeye karar verir.
Bişr-i Hâfî yalnızca ibadet ve zühdüyle tanınan bir kişi değildi. Hadis ilmiyle de ilgilenmiş, dönemin önemli âlimlerinden ders almıştı. Daha sonra tasavvufa yönelerek hayatını manevî terbiyeye adamıştır.
Onun hayatında Tövbe,Tevazu, Zühd, Vera, İhlas ve Dili koruma öne çıkar. Bişr'in tasavvuf anlayışında insanın dış görünüşünden çok kalbinin temizliği ve davranışlarının doğruluğu önemlidir. Bişr-i Hâfî Hazretleri, hicrî 227 yılında, milâdî 841–842 yıllarında Bağdat'ta vefat eder, doğum ve vefat tarihleriyle ilgili kaynaklarda bazı farklılıklar bulunabilir.
Kabrinin Bağdat'taki Bâbülharb Mezarlığı ile ilişkilendirildiği nakledilir. Onun vefatının Bağdat halkı arasında büyük üzüntü meydana getirdiği ve cenazesine çok sayıda insanın katıldığı aktarılır.
BİŞR-İ HAFİ’ NİN GÜZEL SÖZLERİ
-İnsan geçmişte ne kadar hata yapmış olursa olsun, samimiyetle Allah'a yönelmekten ümidini kesmemelidir.
-İyiliğin kıymeti, insanların seni görmesinden değil, onu hangi niyetle yaptığından gelir.
-Gerçek olgunluk, insanın kendisini büyük görmesinde değil, nefsini terbiye etmesindedir.
-Kalbin huzuru, insanın Rabbini hatırlaması ve davranışlarını O'nun rızasına uygun hâle getirmesiyle güçlenir.