
BAŞLIK 2: BİRAZ DA İBRAHİM EDHEM
İbrahim Edhem'in Horasan’ın Belh şehrinde 8. yüzyılda yaşamış büyük bir zâhid, sûfî ve muhaddis olarak tanınır, Belh'in hükümdarı iken tacını ve tahtını bırakıp Allah yoluna giren büyük velidir.
Bir gün gençliğinde ava çıktığı sırada kendisine gaipten, “Sen bunun için mi yaratıldın, bunu yapmakla mı emrolundun?” şeklinde bir ses geldiği anlatılır, aynı uyarıyı ikinci ve üçüncü defa duyunca büyük bir sarsıntı geçirir, bunun üzerine dünya hayatından yüz çevirmeye karar verir. Bu olaydan sonra İbrahim Edhem'in yaklaşık altmış kişilik bir grupla Mekke'ye doğru yola çıkar.
Yine Belh'te hükümdar olarak yaşarken bir gece sarayının damında bir gürültü işitir, “Kim var orada?” diye sorar, cevap gelir, “Develerimizi arıyoruz,” İbrahim Edhem,“ Deve sarayın damında mı aranır?” deyince şu cevap verilir:
“Sen de ipek yatak üzerinde Allah'ı arıyorsun!” Bu söz İbrahim Edhem'i derinden sarsar, bunun üzerine,“ Ben bu hayat için yaratılmadım,” diyerek sarayı, serveti ve hükümdarlığı terk eder. İbrahim Edhem'in hayatındaki en önemli mücadelelerden biri Belh'ten ayrılmasıdır. “Birçok acı çektim, fakat vatanımdan ayrılmak kadar ağır geleni olmadı.” Demiştir.
Vatanından ayrıldıktan sonra Şam, Irak, Hicaz ve Anadolu dâhil geniş bir coğrafyayı dolaşır. Babası öldüğünde İbrahim Edhem memleketine giderek babasının vasiyeti doğrultusunda malı gerekli yerlere dağıtır ve kendi hissesini de diğer mirasçılara bırakarak yeniden Mekke'ye döner.
İbrahim Edhem sadece “dünyayı terk eden” bir derviş olarak görülmemelidir, geçmişinde bostan bekçiliği, ırgatlık, değirmencilik gibi işlerde çalışarak geçimini sağlamıştır. Onda “Çalışmadan tevekkül etmek” değil, çalışıp Allah'a güvenmek anlayışı öne çıkar.
İbrahim Edhem'in en önemli öğretilerinden biri helâl kazançtır. Bir kişi kendisine, “Duamın kabul edilmesi için ne yapmalıyım?” diye sorunca, ona helâl yemesini tavsiye ettiği nakledilir. Ayrıca helâl kazançla ailesinin nafakasını temin etmeyi yiğitlerin işi olarak görür, geceleri tefekkürle geçirir, az uyur, gündüzleri oruç tuttuğu, haramdan sakındığı, şüpheli şeylerden uzak dururdu, çoğu zaman insanların arasında bulunur, onların dertleriyle ilgilenir ve insanlara nasihat ederdi.
Ayrıca en mükemmel kişinin yalnızca çok ibadet eden kişi olmadığını; kalbi temiz, samimi ve cömert olan kimsenin üstün olduğunu ifade eder.
İbrahim Edhem'in Bizanslılara karşı yapılan seferlere katıldığı ve son deniz seferlerinden birinde Şam bölgesinde sahile yakın bir yerde 779 tarihinde vefat eder, mezarı da Şam’dadır.
GÜZEL SÖZLERİ
-Dünyayı, terk değil, kalpten çıkarma
-Mal amaç değil, imtihan olmalı
-Çalışmak ibadete engel değil, helâl rızkın yolu
-Tevekkül tembellik değil, Allah'a güven
-Zühd insanlardan kaçmak değil, nefsin esaretinden kurtulmak